1.35’den devam ediyoruz.

İlginç bir noktaya geliyoruz artık. Gerçeklik; ayaklarımızın yere bastığı, kendimizi güvende hissettiğimiz alandaki varoluşumuzdur. Dikkatli inceleyin, dağın tepesindeki adamın gerçek sınırları ile aşağı şehirde takılanın sınırları ne kadar farklıdır. Gerçekle, gerçek olmayan bir yöntemle oyun oynamaya başlıyoruz. Oyun oynadığımız alanı iyi biliyorsak eğer; oyun oynadığımız ortam sonraları bizim gerçekliğimiz oluveriyor. Yani dağın tepesinden aşağı yeni inmiş bir adam, aşağı veya yukarıda hiç takılmamış başka bir adama bir şeyler anlatırken; dağın tepesinden hiç inmemiş bir adama göre daha detaylı konuşamaz mı? Karar sizin.Ama unutmayın ki; hayatın gerçeği diye söylenip durduğunuz, bizlere anlattığınız her şey hayatın kendisine değil, yalnızca size aittir. (Bol küfürlü filmlerdeki küfür savunması.)

Evet…

Maria’nın evine girdik. Tüm diyaloglar gerçekleşecek olağanüstü durumun iki ayağını da yere bağlamak için yazılmış. Yani saçma olan şey için Alex’in eve gittiğini bilen seyirci- alakasızca evin hizmetçisiyle yatmak, ne kadar büyücü falan dense de- bu adamın bunu yapacağını kabul ederek izlemeye devam ediyor. Evet, olay zaten alakasız bir fiilden bahsediyor (hizmetçiyle yatmak), seyirci Alex’in eve girer girmez Maria’yı yatağa atmasını da bekleyebilir, kabul edebilir. Ama Tarkovski bu olayın gerçekleşmesi için bile bir real zemin hazırlıyor. Alex’in o eve neden gittiğini bilmeyen bir seyirci bu yataktaki olağanüstü olayın gelişme sürecini kesinlikle yadırgamaz. Bir erkek bir kadın, birbirlerine o anda bir şeyler hissettiler ve oldu bitti diye düşünür. Ama aslında bilen için Alex o eve bu işi yapmaya gitmişti. Bilmiyorum anlatabildim mi? Bu sürreal sahne için bile bildiğimiz normal şartlardan oluşan bir flört sahnesi eklenmiş. Neden? Artık biliyorsunuz! Filmin real ayağını kopartmamak için…

Eve girerken “mee” leyen koyun sürüsünü görüyoruz. Sürreal ortamı desteklemek için koyulmuş bir seçim bu.

Ee tabi Maria’nın büyücü diye adlandırılması avam içindi söylemiştim değil mi? Zaten film ekseninin gelişinden ruhani bir kesişim yakalayan seyirci için Maria’nın din temsili, güçlü bir saflık figürü olduğunu biliyoruz. Büyücülük kavramı ilgiyi korumak için ve anlaşılmayacak olana anlam katabilmek için yerleştirilmiş.

Ruhbanlığa hizmette kayma sınırında, isevi bir ev. Son kez söylüyorum; Tarkovski’nin filmlerini anlamak, abartma dengesini yakalamakla mümkündür? Maria’nın evi için herhangi birisi sıradan bir ev yakıştırması yapabilir. Yani ne var herkesin evinde bulunabilecek din temsili şeyler var diyebilir. Ama hazır seyirci; burasının bir arınma mabedi olduğunu, gösterilen şeylerin olgusuna değil, imgesine bakarak anlayacaktır. Daha önce hissettirilen şey bu evi mabed yapar, bu evin kendisinin iç dizaynı değil. Bu evden önceki hazırlık planlarıdır bu evi mabed yapan, yoksa gösterilen ev değil…

Ev sade, az eşyalı ve önemli figürler var. Müzik için piyano, planın dizaynı için masa ve üstünde simetrik bir örtü. Klasik masa etrafı sandalyeler ve yan tarafta pencere önünde bir saksı. İşe yaramayacak bir şey bulununamaz lakin; resmin kompozisyonu için de kadraja bir takım şeyler yerleştirilebilir. Resmin bilimi olmadan, teknik noktalar hazırlanmadan bu iş olamaz çünkü… (Film içerik ve biçim dengesi için)

Alex’in sorununun ne olduğu Maria tarafından soruldu ve başladık.

  • O kirli ellerle dolaşamazsınız. (Kirli eller metaforu)

Kilit nokta burada ve arınma için gizli bir vaftiz. Lütfen bağlayın burayı ilk açılıştaki “Adoration Magi” eserine Leonardo’nun. Bakın geri. İlk yakın plan kadın figürünün kucağındaki bebeğin (İSA)

elinin değdiği testiyle acilen bağlantı kurmaya çalışan bir adamla ilgili. İster testiden su içiyor, ister bebeğin eli testiye değmiyor, ister adam testiyi öpüyor diyin. Her türlü anlamda o adamın acil isteğini görüyorsunuz. Hangi ilahi vardı arkada. Bach mıydı? Matthaus Passion mıydı? Alex’in ellerini yıkadığı sahnenin mahiyetini ve özenle seçilmiş testiyi farkettiniz mi şimdi?

Yanlız kirlenme metaforunu es geçmeyin. O bisikletten düşmeseydiniz, yani daha önce kirlenmemişseniz. Yani doğru peşinde koşarken, yanılmamışsanız. O testinin değerini anlayamazdınız. Değil mi Alexander?

Freud’un Leonardo hakkındaki sığ yorumu. Odöpus kompleksi (Anne Bağlılığı- Abartısı TUTKU) Alex bahsediyor annesinden. İçini dökmesi gerek. Anne; unutmayın ki bir erkek çocuğun bir kadında bulabileceği en önemli şefkat- huzur temellendirmesidir.

Alex’in annesi ile ilgili anlattığı hikayede farklı açılımlar sunabilirim.

  • Alex saflığı ve sadeliği temsil eden bir bahçeyi iyi niyetle de olsa bozarak, doğal güzelliği bozan bir insan prototipi oluşturuyor. (Makineleşme, güç, estetik değerlerin yer değiştirmesi)
  • Alex bahçeyi temizleyip annesine; acaba annesinin kendi bahçesinin yeni halini mi, yoksa kendi yapmış olduğu övünelecek derecede güzel olan düzenlemeyi mi göstermek istiyordu.
  • Kız kardeş ile ilgili olan yorum ilk yorumumla aynı mantıkta. (Saç kesimi ve bahçe)

Maria neden üzülüyor ve ağlıyor. Şaşırtıcı, burada bizler için ne tür bir hüzün öğesi bulunuyor ki. Maria yatma teklifini kabul etmiyor. Kendisine atfedilen sıfatlardan kaçıyor. Ne alaka değil mi? Çantadan aldığı silahla (kaçıncı alınış?) Alex kendisini öldürmekle tehtid ediyor Maria’yı ve sürreal bir geçişle olanlar oluyor.

Maria Alex’in annesinin bahçeyi görüp görmediğinden bahsediyordu iki kere bastırarak. Saat 3.00, bomba vakti olduğu için zaman kalmamıştı cevaba. İşte size cevap…

Alex ile Maria aslında realde olmayan bir seks sahnesiyle uçuşuyorlar.

Bu metaforu sınırlandırmak imkansız. Herkes kendinden bulduğu ile bir yorum yapabilir. Lakin sinemacı günlüğü için bahsettiğimiz konularla bağlı olan kısımları anlatalım. Bunu da filmin tüm geneline işaretleyelim.

  • Tarkovski’nin kadın figürüne denk gelen (anne= evlenilen hatun, kız çocuğu) sahici bir isteğidir bu. Yani Tarkovski en temel anlamda kadın figürünün (röportaj ve yazılarını okuyunuz) resimdeki Meryem gibi olmasından söz eder. Kendisinin saflığı ile erkeğini saflaştırabilen ve temizlik, güzellik, estetik, affedicilik, rahimlik, veren el, egosunun sevgiyle yoğrulduğu bir  tiptir bu. Tarkovski (alter egoda Alex) filmdeki esas karısının ona yaptığı baskı ve zulümden de bu metaforla ayrılcalıklı bir kaçış gösterir.
  1. Tarkovski kadın figürünün bu denli yorumunu yapmak istemese bile, alter egosunda (annesi) böyle zoraki bir kadın- erkek ilişkisini kesinlikle bulundurmaktadır ve bu filmde ağırlıklı olarak ön plana çıkmıştır. (Bir röportajda karısının istediği, bahsettiği kadın tipine uyduğunu söylüyor- bu durumda annesine kadar inmek gerekir ki, Ayna (Zerkalo) da tamamen burada yatar.)
    • Erkek kurtuluşunu ve ruhsal tekamülü (gelişim); kadında kaybolmaya simgelemiş olabilir.
    • Tüm filmde bahsettiği, yıpranmış ve günahkar insanı yapının (Alex), bilgi, entelekt geçmiş, mal varlığı, sahiplenilmiş duygular, alışkanlıklar, iyelik eklerinin kaybolmasının bir insanın yeniden doğuşu olduğunu söyler. (Savlar- Doğrular)
    • Kurbanlık ve fedakarlık ilişkisini, kendi benliğinin tüm geçerli öğelerinden – sevdikleri için- vazgeçerek vurgular. (Yaptığı filmler için de geçerlidir bu. Hizmet mantığı)
    • Etrafındaki insanların (Alter Ego Alex- Tarkovski) sahtekarlıklarından kurtulmak için deli olmayı yeğler. Toplumsal süper egoya boyun eğmiş bir id olmaktan arınır. (Freud Kavramları)
    • Pratik düşünce temeli ile zeka ve üreteçi mantık, bir diğer adıyla materyalist beş duyu temelli düşünceye her zaman ki gibi anlamayacakları bir perde kurar. (Stalker- Bardak Düşürme)
    • Bir dua, bir haykırış ve bir rüya için; tüm gerçek denilen şeylerden vazgeçmenin güzelliğine dem vurur.
    • En gizli Alter egoda ise genetik mirasıyla kendisine aktarılan, ya da yalnızca seyirci olduğu anne ve babasının ruhani dengesizliklerini anlatan bir yapı kuruyor. Tarkovski’den daha kişisel, daha temiz bir aile anlatımı kim göstermiştir ki zaten.

Evet. Gördüğünüz üzere film yeniden real- sürreal dengesini kurmak için ki; artık hangi rüyadayız gerçekten bilmemiz zor, Alex’i aynalı bir şekilde müziği kapatmaya itiyor. Duyuyoruz ki; evin hizmetçisi film süresinde Maria ile yatak sahnesine denk gelen bir süreç içinde bu Japon müziğini Alex’i uyandırmak için açmış bulunuyor.

Yok savaş felan. Var mı? Yok mu? Ya da hangi savaştır ki bu korku salan etrafına.

Ayağını sehpaya vuran Alex tüm kontrollerini yapıp her şeyin yalnızca bir rüya olduğunu bize savlıyor ve ağlayarak sözünü tutması gerektiğini hatırlıyor.

Filmin son bölümüyle genel bir yorum sonraki yazıda…

Reklamlar